26 Aralık 2010 Pazar

9. Hariciye Koğuşu/Peyami Safa


'İnsanın ruhuyla bedeni arasındaki korkunç ilişkiyi anlatıyor Peyami Safa. Mutlulukların ve felaketlerin bu derece kuvvetli anlatılabilmesi unutulmaz klasikler arasına sokuyor bu kitabı. Çünkü sevildiğini hissetmenin yarattığı mucizeler var bu sayfalarda.'
diyor kitabın arka kapağında.

Alkım yayınevi güzel türkçeleştirmiş. Kanımca akıcılığını kaybetmemiş. Gayet rahat okunabilen bir kitap olmuş. Biraz daha uzun olabilseydi keşke dedim bitirdiğim vakit ama sonra vazgeçtim bu düşüncemden, uzasaydı sıkıcı hale gelebilirdi belki hikayesi.

Okurken bu denli hüzünlenebileceğimi düşünmemiştim. Değşik bir şekilde etkiledi beni kitap. Sanırım severken nefret ettim kitaptan. İki duyguyu bir arada yaşayarak okudum kitabı. Okurken sevdim sevdikçe tiksindim. Ama asıl sebep kitap değildi, hatırlamak istemediğim şeydi bana tiksinti veren. Yazık, neden sonra üzüldüm kendime. Üzüldüğümle kaldım paramparça bir şekilde.

'Fakat keşke futbol oynasaymışım; belki de bacağımı Nüzhet'in aşkı kadar yormazdı.'

Hiç yorum yok: