29 Mart 2012 Perşembe

28 mart

O her yerde. O her şeyde.

Orda, burda, sağımda, solumda, arkamda, karşımda ama en çok da içimde. Yüreğimde ve daha derinde. Ruhumda asıl ruhumda..

Hiç aklımdan çıkmayışını seveyim.

28 Mart 2012 Çarşamba

24 Mart

Bu tarihi de buraya not düşelim.

Mutluluktan uçmak -hatta ölmek- diye bir şey var. Ben o gün -aslında sadece o gün değil, her gün- mutluluktan uçtum.

Sonsuzluk var.

O var.

İyi ki..

17 Mart 2012 Cumartesi

23.40

Sanki ona sarılsam her şey iyi olacakmış gibi. Her şey geçecek ve pürüz kalmayacakmış gibi. Sanki onu öpsem, sanki elini tutsam, sanki dizlerine yatsam, sanki gözlerine bakakalsam, sanki kokusunu çeksem, sanki gülüşünü duysam, sanki, sankiler..

Evet, o olsa iyi olacak her şey. O olunca güzel olacak her şey. Bu yüzden adı aşk bunun.

YirmiŞubat

Unutuyor muydum seni? Yavaş yavaş. Akarken günler. Ağır ağır. Seni unutuyor muydum? Daha mı az özlüyordum seni? Ben, hayatımı yaşamaya çalışırken seni daha mı az özlüyordum? Cebelleşirken kendimle, burda, onunla, onlarla, kendimle, içimdekiyle cebelleşirken sen, gitmeye mi çalışıyordun hissettirmeden? Benden bu kadar mı diyordun? Yoksa ben miydim bunu farkında olmadan söyleyen? Bu evde, bu yatakta, bu eşyalarda izin yok muydu senin? Adın yok muydu? Fotoğraf karelerinde yok muydun? Video kasetlerde sesin yankılanmıyor muydu?

Unutuyor muydum seni? Yavaş yavaş. Farkında olmadan seni unutuyor muydum? Sen, yarım saat bile uzaklıkta değilken; sen, gittin gideli henüz 2 sene 1 ay olmuşken ve ben, senin her şeyini özlerken unutacak mıydım seni? Hayatımdan farkında olmadan çıkacak mıydın?

Seni unutmak çocukluğumu unutmaktı, seni unutmak anılarımı unutmaktı, seni unutmak sevgini unutmaktı, seni unutmak kendimi unutmaktı.

Tüm bu hatıralar, tüm bu sen, tüm bu ben. Her şey ve herkes. Hiçbir şey, ve hiçkimse.

3 ay sonraydı ben döndüm. 3 ay önceydi sen gittin.

Ben, okyanus kadar uzaktım sana. Yüreğim sana yakın.

Korkuyorum belki. Unutmaktan biraz ve çok. Çünkü biliyorum 1996 senesini. Korkuyorum.

Ölüler toprağın altında, diriler toprağın üstünde.

Ve ben, adını anarken ağlıyorum hala.

12 Mart 2012 Pazartesi

11 Mart

Yine bir gidiş ve yine bir bekleyiş. Sırf kavuşmak adına şu günleri kovalamaktan başka ne yapılabilir ki?

Ve işte.. Onu beklemek bile güzelken daha başka ne denilebilir ki?

Sadece, akşam oldu hüzünlendim ben yine..

5 Mart 2012 Pazartesi

Sen, en büyük hayalim, en büyük gerçeğim.

Gözlerin bir çığlık, bir yaralı haykırış.
Gözlerin bu gece çok uzaktan geçen bir gemi.


Bu aşk nasıl sığıyor yüreğe?

Sığınmak ellerine sığınmak bir gece vakti.