Yıllarca süren böylesine tek taraflı platonik bir aşk var mıdır dedirten cinste bir kitaptır/mektuptur. Normal, sağlıklı düşünebilen ve davranabilen birine göre aslında olması imkansız bir şey gibi geliyor bana. Sonuçta bu durum biraz fazlaca obsesifliğe kayıyor. Yine de insan yer yer hayran kalıp yer yer kızabiliyor mektubu okudukça. İtiraf etmeliyim ki çok duygusal olmamdan ötürü bunda da ağlamışımdır bir çok yerinde. Hiç şaşmam bu duygu durumuma. Elimde değil nasıl da güzel yazmış ama.
"Sana, beni asla tanımamış olan sana." diye çok güzel bir girişi vardır. Ve gerçekten de kendisini hiç tanıyamamış, tanımak için çabalamamış bir erkeğe ölene dek duyacak tertemiz bir aşk vardır. Gerçekten temizdir ama. Asla bir art niyet yoktur. Bir obsesiflik varsa bile, varsın böylesi olsun dedirtecek cinstendir.












