
Bu da uzun süredir izlemeyi ertelediğim bir filmdi. İzlerken sıkılacağımı düşünmüştüm ama yorumlar çok olumlu yöndeydi ve ben fransızcayı da seviyordum, en keyifsiz halimle oturup izledim ve çılgınlar gibi merak içinde izledim. Sıkılmadım işte izlerken. Kardeş ilişkisini güzel işlemişler ve insanoğlunun nasıl da önyargılarla yaşadığnı güzel göstermişler. Her şeyde bir önyargı, yargılama, tuhaf gözlerle bakma, gizemi merak etme. Bazı şeyler bilinmezse daha iyi olacak sanki, bazı şeyler sorulmazsa, zamanına bırakılırsa. Hani, daha iyi olacak işte. Deşme olayı, elleme, bırak sadece ve dinle.
Neyse işte, oyunculuk biraz garip geldi sanki bana, ısınamadım falan ya da ben saçmalıyorum bilemiyorum elin adamları mesela Kristin Scott Thomas için best performances falan demişler onlar demişse doğrudur, boynum kıldan ince efenim. Öyle işte zaten eleştirmen neyin değilim ben öyle nacizane keyfi bişeyler karalıyorum. İzlemeyenler için de bir fikir olur.
Müzikleri ve filmin dinginliği sayesinde de izlenmeye değer bak. Güzel güzel, izleyiniz. Olay örgüsü de güzel işlenmiş hem.
Samimi değil mi böylesi bak şimdi, hadi söyle.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder