Tuhaf.
Feysmuk'ta çıkan doğum günü uyarılarına pek gözüm gitmez benim. Giderse de öylece anlamsız bir şekilde bakar dururum. Adeta birşey olmasını bekler gibi bakar kalırım.
İlginç.
Bugün liseden sevdiğim ikiz arkadaşlarımın doğum günüymüş. Geçen sene kutlamıştım şu meretten. Kutlasam mı yine?
Canım sıkıldı.
Kutlamamaya karar verdim. Salladım. İplemedim. Duvarlarına gidip okumadım bile diğer yazanları. Çoğunlukla okurdum çünkü. Hepsini de pek samimiyetsiz bulurdum. Samimi olanlar hemen göze çarpıyordu zaten. Onlar güzeldi. Onlarla problemim yoktu. Sorun diğerlerindeydi.
Kutlamadım işte ne yapayım. Canım istemedi.
Samimiyetsiz mi olacaktım sanki? Evet, öyle olacaktım bugün.
Vazgeçtim.
İmkanım olsaydı koşup sımsıkı sarılırdım doğum günü çocuğuna. Öyle yapmayı severim çünkü. Sarılmak hep iyi gelmiştir bana. Sarılmak tuhaf bir eylemdi duygularını göstermek için. Bence sarılmak sadece yeterdi.
Sarılmak hem de sımsıkı, uzunca bir süre.
Hediye mi? Sarılmak olsun hediye. Olamaz mı? Her gün sarılabilir insan ama olsundu. O gün daha uzun olabilirdi. Başını, yüzünü sarıldığın insanın içine gömerek ve onun kokusunu içine çekerek.
Yetmez miydi?
Doğum günleri..
Keşke sadece sarılarak geçirilseydi..
2 yorum:
Sarılmak ve sımsıkı sarılıp koklamak bütün yalnızlıkları giderir.. Çünkü ben de, yalnızlığı sevmem. Başkalarını da yaynızlığı mahkum etmek istemem. Ya sen?
Aynen. Ben de istemem. Yalnızlık bizim için değil. Uzun süre dayanamayız.
Yorum Gönder