7 Şubat 2011 Pazartesi

Yabanci

Yuzume bir turlu oturmayan gozlugum icin ufak bir ayar cekmek adina Munih sokaklarinda aradigimiz gozlukcude rastladim sana. Iceri girer girmez yanimiza kosturmustun, yuzun isil isil parlayarak gozlugumde olan problemi dinliyordun. Ben o isil isil olan guzel yuzune hayranlikla bakmakla mesguldum. Bana sorduklarini anlamiyordum ama seni gun boyu o sekilde bir halt anlamadigim Almancamla dinleyebilirdim diye icimden gecirmistim. Sanki sen de hayranlikla bakiyordun anlamadigin bir dilde konustugum vakit. Benim de icimi enerjinle doldurmus gibiydin ve ben cocuklasivermistim o anda. Daha farkli olsaydi, daha uzun surseydi isim daha fazla cocuklasip sirinlik yapabilirdim belki de elimde olmadan.

Isini yaparken utancimdan izleyememistim bile seni. Ve sen gozlugumu hallettigin vakit cok mutlu olmustum fakat mutlulugumun sebebi seni gormem ve gozlugume senin elinin degmis olmasi idi. Ingilizce konusmaya calissam da icimden konusmak gelmedi pek ama senin anladigini fark etmistim ve sen de birseyler gevelemeye calisirken pek konusmak istemiyordun sanki. Sadece gulumsememiz ve bakislarimiz yeterliydi. Isimiz halloldugunda gun boyu orda olmak istemistim ve senin bizi ugurlayis biciminden, bunu herkese yapmadigini sezmistim bir sekilde.

Gun boyu aklimdan cikmamis olmana saskinim ve bana vermis oldugun ilginc enerjiye ve o kisacik zaman diliminde yuregimi isitmis olman icin sevincliyim. Dilerim ki o gul yuzunu hak eden biri vardir ya da olur sevimli yabanci..



Dipciknot: Yeterli zamanim olmadigi icin gelen yorumlarla yurdisindan dondugumde ilgilenecegim. :)

3 yorum:

beenmaya dedi ki...

ah o gözlük nasıl bir yer etmiştir şimdi o yürekte o gözlük ne değerlidir şimdi yaşattıklarıyla...

Profösör dedi ki...

Süper bir öyküymüş. Etkileyici..

Azura dedi ki...

beenmaya: Aynen öyle oldu. :)

Profösör: Teşekkür ederim. Yaşamak daha da güzeldi. :)