29 Nisan 2012 Pazar
16 Nisan 2012 Pazartesi
Ayparçam
Hani özlemek bir şey değil de özlenen 'sen' olunca bir başka ağır geliyor. Seni özlemeyi bile seviyorum diyorum da, onun bile bir sınırı var bende. Elimde değil. Hükmedemiyorum kendime. Söz geçiremiyorum. Hayallerimde sarıyorum seni, kendimce özlemi bastırmak adına. Namümkün! Daha beter deşiyor özlem. Gün saymaktan ne hallere düştüm. Fazlasıyla fazla geliyor bu özlem. Fazlasıyla. Yine de seviyorum bunu diyorum.
1 Nisan 2012 Pazar
29 Mart 2012 Perşembe
28 Mart 2012 Çarşamba
17 Mart 2012 Cumartesi
23.40
Sanki ona sarılsam her şey iyi olacakmış gibi. Her şey geçecek ve pürüz kalmayacakmış gibi. Sanki onu öpsem, sanki elini tutsam, sanki dizlerine yatsam, sanki gözlerine bakakalsam, sanki kokusunu çeksem, sanki gülüşünü duysam, sanki, sankiler..
Evet, o olsa iyi olacak her şey. O olunca güzel olacak her şey. Bu yüzden adı aşk bunun.
Evet, o olsa iyi olacak her şey. O olunca güzel olacak her şey. Bu yüzden adı aşk bunun.
YirmiŞubat
Unutuyor muydum seni? Yavaş yavaş. Akarken günler. Ağır ağır. Seni unutuyor muydum? Daha mı az özlüyordum seni? Ben, hayatımı yaşamaya çalışırken seni daha mı az özlüyordum? Cebelleşirken kendimle, burda, onunla, onlarla, kendimle, içimdekiyle cebelleşirken sen, gitmeye mi çalışıyordun hissettirmeden? Benden bu kadar mı diyordun? Yoksa ben miydim bunu farkında olmadan söyleyen? Bu evde, bu yatakta, bu eşyalarda izin yok muydu senin? Adın yok muydu? Fotoğraf karelerinde yok muydun? Video kasetlerde sesin yankılanmıyor muydu?
Unutuyor muydum seni? Yavaş yavaş. Farkında olmadan seni unutuyor muydum? Sen, yarım saat bile uzaklıkta değilken; sen, gittin gideli henüz 2 sene 1 ay olmuşken ve ben, senin her şeyini özlerken unutacak mıydım seni? Hayatımdan farkında olmadan çıkacak mıydın?
Seni unutmak çocukluğumu unutmaktı, seni unutmak anılarımı unutmaktı, seni unutmak sevgini unutmaktı, seni unutmak kendimi unutmaktı.
Tüm bu hatıralar, tüm bu sen, tüm bu ben. Her şey ve herkes. Hiçbir şey, ve hiçkimse.
3 ay sonraydı ben döndüm. 3 ay önceydi sen gittin.
Ben, okyanus kadar uzaktım sana. Yüreğim sana yakın.
Korkuyorum belki. Unutmaktan biraz ve çok. Çünkü biliyorum 1996 senesini. Korkuyorum.
Ölüler toprağın altında, diriler toprağın üstünde.
Ve ben, adını anarken ağlıyorum hala.
Unutuyor muydum seni? Yavaş yavaş. Farkında olmadan seni unutuyor muydum? Sen, yarım saat bile uzaklıkta değilken; sen, gittin gideli henüz 2 sene 1 ay olmuşken ve ben, senin her şeyini özlerken unutacak mıydım seni? Hayatımdan farkında olmadan çıkacak mıydın?
Seni unutmak çocukluğumu unutmaktı, seni unutmak anılarımı unutmaktı, seni unutmak sevgini unutmaktı, seni unutmak kendimi unutmaktı.
Tüm bu hatıralar, tüm bu sen, tüm bu ben. Her şey ve herkes. Hiçbir şey, ve hiçkimse.
3 ay sonraydı ben döndüm. 3 ay önceydi sen gittin.
Ben, okyanus kadar uzaktım sana. Yüreğim sana yakın.
Korkuyorum belki. Unutmaktan biraz ve çok. Çünkü biliyorum 1996 senesini. Korkuyorum.
Ölüler toprağın altında, diriler toprağın üstünde.
Ve ben, adını anarken ağlıyorum hala.
12 Mart 2012 Pazartesi
5 Mart 2012 Pazartesi
4 Mart 2012 Pazar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)