21 Ocak 2011 Cuma

Gecenin bir vaktinde, uykunun en tatlı yerinde ruhunun kopup başka bir boyuta geçmesiyle başlıyor gündüzdeki huzursuzluklar. Bilinçaltımızla ilgili değil aslında hepsi. Bize verilmek mesajlarla ilgili biraz da. Eğer sen bu mesajı alabiliyorsan tabi. Öyle işte..

Ruhun çok farklı şeyler yaşarken ve içinde korkunç duygular duyduğu vakit beyninin uyanması durumunda, yaşanılan şeylerin gerçek olmadığını algıladığın vakit, çöken huzursuzlukla beraber aslında iyi hissetmen gerekir. Fakat gördüğün seni ciddi anlamda etkiliyor ve dahi gördüğün şekliyle kendini aynı duygular içerisinde uyanık buluyorsan işte o zaman bir ilginçlik söz konusu olacaktır.

Rüyalar iyi değil zannımca. Yok olsun ve hiç rüya görmeyelim. Zaten bi uykumuz var onun da içine ediliyor bu şekilde.

2 yorum:

beenmaya dedi ki...

rüyalar ayna gibi belki de. gün içinde kaçtığımız, kaçındığımız gerçeklerin karşımıza dikilebildiği tek yer...

Azura dedi ki...

Öyle oluyor sanki. Kendimize yediremediğimiz, söylemek istediğimiz, istemediğimiz ve daha birçok şeyin karşımıza çıkması.. Ama ben istemiyorum rüya görmeyi. İyi bişey değil bence..