28 Ağustos 2010 Cumartesi

Başlık Yok

Güneş perdelerin arasından kendini gösterirken söyleniverdi bir anda. Biraz daha uyumak istiyordu, biraz daha o yeni aldığı rahat yatağında. Nevresimi bile hala taze çiçek gibi kokuyordu. Deterjanına önem verirdi. Kokulara önem verirdi. Bu yüzden deterjanı da önemliydi, güzel kokmalıydı. Yumuşacık yastığına kafasını gömerek sessiz nefesler alıp verdi. İpek gibi saçları hiç birbirine kırışmamış gibi duruyordu. Bu onun ne kadar sakin uyuduğunu gösteriyordu. Her zaman öyle uyurdu. Saçlarını geceden tarar öyle yatardı. Onun için önemliydi. Sabah güzel uyanmak önemliydi. Sabah nasıl uyanırsan o kadar güzelsindir derdi her zaman. Kafasını çok severek aldığı antika saate doğru çevirerek baktı. Daha erkendi zaman. Kalkmak istemedi ama biliyordu ki devam ederse uyuyakalacaktı. Hafifçe doğruldu yatağından. Bugün güzel bir gündü. Önce dışarı çıkıp alışveriş yapacak ve akşama filmler izleyecekti. O sevdiği eski filmlerden hemde. Üstüne üstlük yalnız izlemeyecekti. Sevdiği adam yanına gelecekti. Yanında huzuru bulduğu adam. Konuşmasalar dahi varlıklarıyla her şeyi anlatabilen ender çiftlerdendi onlar. Bu yüzden huzuruluydular.
...
Evi patlamış mısır kokusu sarmıştı. Bu kokuyu da severdi. Patlamış mısırı da çok severdi bu yüzden yaparken abartmıştı, bi dünya patlamış mısırı olmuştu. Olsun dedi nasıl olsa yenilir hepsi. Filmlerini de hazırlayıp mısırları kaba koyarken kapısı piyanonun hafif tınılarından kopan bir melodiyle çalıverdi. Bu sesle yüzünde gülücükler açarak çıplak ayaklarıyla koridordan seke seke kapıya kadar vardı. Kapıyı açtığı anda gülücükleri daha da arttı. En sevdiği çikolatalardan bir kutu almıştı karşısında gülümseyen sevdiği adamı.

Hayatındaki bu önemli adam içeri girerken arkasından gözleri parlayarak baktı. Sessizce kapısını kapattı ve sessizce yumuşak koltuğuna geçti. Filmi başlattığında elinde çikolatalarıyla adamın göğsüne yattı.

İşte bu hayattı ve bulduğu huzurdu...

3 yorum:

CaRtMaNtR dedi ki...

hikayenin bittiği noktada elektrikler kesilse ve eli bıçaklı bi katil peydah olsa on numara gerilim filmi olur.

Azura dedi ki...

İşte amacım gerilim yapmak değildi sadece basit bir öykü yazmaktı. :)

Sazan dedi ki...

Patlamış mısır mı?

Hainsin sen :)

Öperim...