1 Aralık 2014 Pazartesi

Çocuk da yaparım kariyer de/ Cam Tavan

Gecenin bir saatinde şöyle güzel bir yazı buldum ve kendi blogumda paylaşmadan edemedim.

http://selinyetimoglu.com/çocuk da yaparım kariyer de

Ne yazık ki uzun yıllar daha bunun sıkıntısını yaşayacak kadınlar. Malesef ki Dünya'yı yöneten erkeklerde baskın bir çoğunluk var hala. Böyle olduğu sürece de sistem çok zor değişir. Kadın, iş mi çocuk mu derken büyük zorluklar yaşıyor ikilemler içinde kalarak. Kimisi tek başına göğüslüyor, kimisi de şanslı oluyor ve sevdiği adamla beraber yürütüyor fakat yine de olan o çocuğa oluyor belki. Neticede bizleri saatlerce çalışmaya zorlayan bir sistem var ve bu yüzden de her gün akşamı iple çeken çocuklar var. Sonra uyku problemleri neden oluyor. Elbette ki çocuk iki saatlik bir özlemle yatışamaz. Çocuk anneden sevgiyi, babadan da güveni alır. Bu yadsınamaz bir gerçek. Hal böyle olunca hem anne saatlerce ortada yok hem baba yok.

Sistem annelerin çocukları büyütmesini zorluyor çünkü çocukları doğuran kişi olarak bu görev toplum tarafından yüzyıllardır veriliyor. Ve eve para getiren de hep erkek oluyor. Fakat tersine de şahit olmadım değil. Kadın çalışıyor ve çocuğa evde baba bakıyor. Belki de takdir edilecek bir şey. Sonuçta bu erkek eminim ki egolarından arınmış ve belli ki baştan anlaşma yapılmış. Ama parmakla sayılacak kadar az olduğu da kesindir bu durumun da.

Fakat benim tüm bunların yanında en çok şikayet ettiğim konu çalışma saatlerinin uzunluğu aslında. Kendimize bile yetişemiyorken çocuklarımıza nasıl yetişeceğiz düşüncesi bazen içimi ürpertiyor.

Hem çocuk hem kariyerde başarılı kadınlara selam ederim.

2 yorum:

Profösör dedi ki...

Kariyer yapayım derken çocuğunu kreşe verenler, kendi geleceklerini huzur evinde arayanlardır.

Azura dedi ki...

Neden öyle düşünüyorsunuz? Yoksa siz de mi kadının yeri evidir diyenlerdensiniz? Eğer öyleyse çok şaşırır ve üzülürüm ki siz bana göre takdir edilecek birisiniz. Fakat bu düşünce çok çirkin bir düşünce. O halde erkekler de kariyer yapmasın. Zira huzur evine gidecek olan bir tek kadınlar olmaz erkekler de olur ki çok örneği var. Öncelikle huzurevi önyargısını kırmamız gerekiyor diye düşünüyorum. Huzur evinin amacı kendimizin sağlayamadığı imkanları sunuyor olması. Sağlık ve bakım. Fakat elbette ki yaşlılarımızı huzurevlerine bırakalım gibi bir şeyi savunmuyorum. Bir de kreş olayı. Çalışmayıp evde olan annelerimiz de çocuklarını kreşe göndersin. Çünkü çocuk kreşte sosyalleşir, bencil olmamayı, paylaşmayı, etkinlik yapmayı, enerjisini harcamayı öğrenir. Kreşler çocukları ortadan kaldırsın da idare etsin biz işten eve gelene kadar takılsın olarak var olan kurumlar değildir, olmaması gerekir. Kreşlerin asıl amacı bu değildir aslında. Burda kariyer yerine çocuğunu tercih eden anne ile kariyer yüzünden çocuğunu tercih etmeyen babanın durumu nedir acaba? Çocuğun istediği ikisinin de yanında olmasıdır. Fakat bu günümüz şartlarında mümkün mü? Malesef hayır. O yüzden dediğiniz yoruma katılmıyorum.